Yazı Detayı
08 Temmuz 2016 - Cuma 20:42 Bu yazı 759 kez okundu
 
Tehlikeli manevra..
Ahmet Zorlu
 
 


Bayram sürprizi olarak geldi karar. 
Sayın Cumhurbaşkanına göre, ülkemizde Mülteci olarak yaşayan 3 milyon civarında misafire TC Kimliği verilecek. Vatandaş yapılacak. Oy kullanacak ve bataklıkta patinaj yapan ekonomimiz düze çıkacak!
Türkiye'de resmi işsizlik uzun zamandır yüzde 10'un altına inmiyor. 
Bunda, ülkemizde uygulanan asgari ücretin yarısına ve hiç bir sosyal güvence beklemeksizin çalışan bu kesimin rolü çok büyük.
Şimdi onlar vatandaşımız olduğu zaman işverenlerin bir bölümü ucuz işgücüne kavuşacak, makina başında yıllardır emeğini satarak geçimini sağlayan en az 1 milyon vatandaşımız daha işsizlikle, açlıkla tanışmış olacak.
Eğer, mülteciyi vatandaş yapmak ülke ekonomisini rahatlatacak bir karar olsaydı, inanın Avrupa, Ege'nin serin sularında can veren binlerce mülteciyi uçaklarla ülkelerine taşır, vatandaş yapar ve hizmet alırdı.
Dolayısıyla bir gazetede, Sayın Cumhurbaşkanımızın sözlerini içeren, "Bu insanları vatandaşımız yaparak onlar için harcadığımız 11 milyar dolar civarındaki kaynağın geri dönmesini sağlayacağız" sözünü ekonomistlerin gülerek karşıladıklarını sanıyorum.
İkinci büyük tehlike.
Bu insanların bir bölümü ülkemize geldiler, biz de adını soyadını sorduk, kaydını yaptık. Kim olduklarını bilmiyoruz. Ülkesinde bir suça karışıp karışmadığından ya da bir terör örgütü ile bağlantısı olup olmadığından ve Türkiye'ye geliş nedeninden haberdar değiliz.
Nitekim son olaylarda kullanılan canlı bombaların bazılarına bakıldığında Suriye bağlantısı net olarak ortaya çıkıyor.
Ve hiç bir yöneticinin teröristi bu ülkenin öz be öz yurttaşı yapmaya hakkı da yoktur haddi de..
4 Gündür gazetelerde ve sosyal medyada Suriyelilerin Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı yapılmasına ilişkin tartışmaları izliyorum.
Kamuoyu araştırma şirketlerinin verilerine bakıyorum. Bırakın diğer siyasi parti sempatizanlarını. Ak Partililerin yüzde 75'i bile bu uygulamanın Türkiye'nin felaketi olacağı görüşünde.
Daha da komiği nedir biliyor musunuz?
Bu adamların büyük bölümü bayramda kalkmış Suriye'ye gitmiş, yakınları ile bayramlaşıp göre dönmüş.
Madem yakınlarınız Suriye'de yaşayabiliyor.
Madem hiç bir korku duymadan yakınlarınızı ziyaret ediyorsunuz, neden geri dönmeme ihtimalini düşünmüyorsunuz.
Bir ülke işgal edilmek istenirken, ülkesini terkedip vatanını savunma bilinci edinmek yerine tabanları yağlamayı tercih eden insanın vatan sevgisinin sorgulanması gerekir.
Suriye rejiminden memnun değil misiniz?
Örgütlenecek ve rejimin değişmesi için mücadele edeceksiniz.
Ülkeniz işgal altında mı.
Devletinizle kenetlenecek, bağımsızlığınızı sağlamak için kavga vereceksiniz.
Yok eğer bunları yapmıyor, 'Aman rahatım bozulmasın' havasındaysanız, sizin yurt bilinciniz, vatan bilinciniz yoktur.
Daha da enteresanı nedir biliyor musunuz?
Sayın Cumhurbaşkanı, mültecilerin müslüman olduğunu bu nedenle bu kararı alacaklarını söylüyor.
Ama Türkiye'deki 3 milyon mültecinin 2 milyon 900 bininin hedefi, Hristiyan diye küçümsedikleri ülkelere kapağı atmak.
Gerekçelerini sorduğunuzda da, 'Orada özgürlük ve demokrasi var?, Refah var' diyorlar. 
Yani onlar için Türkiye geçici bir duraktan ibaret.
Hepsinden önemlisi, ekonomide patinaj yapan, geçim derdiyle kıvranan bu ülkenin insanının 3 milyon insanı bünyesine alıp almama kararlılığının önemini göz önünde bulundurmak zorundayız.
Yani Sayın Cumhurbaşkanı çıkacak, millete soracak, "Aziz Türk Milleti, ülkemize sığınan 3 milyon insana Türk Vatandaşlığı vermemizi onaylıyor musunuz?" diye.
Zira, Türkiye Büyük Millet Meclisi bu tür uygulamalarda sadece 'talimatı onay' mercii haline getirildi ise, milletin kendisine bu konuda söz hakkı verilmesi gerekir.
Sonuç;

 

 

Ülkemizde yaşayan 3 milyon mülteci bizim misafirimizdir.
Ekmeğimizi aşımızı bölüşürüz.
Bizim çocuklarımızın giremediği üniversitelerin kapılarını kendilerine sınavsız olarak açtık.
Hastanelerimizde önceliğe sahipler.
Vergisiz, algısız ticaret yapmalarına da izin veriliyor.
Ama Türkiye Cumhuriyeti'nin bünyesi, 3 milyon sorunu içine alıp onaracak kadar güçlü değil.
Bakınız, devletin istihbarat birimleri içimize yerleşen Işid Cellatları konusunda uyarı veriyor.
Zaten mumla arar hale geldiğimiz huzuru tamamen ortadan kaldıracak böyle bir uygulamaya ülkemizin bünyesı hazır değil.
Pamuk ipliğine bağlı hale getirdiğimiz kardeşlik duygularını ortadan kaldıracak bu toplu vatandaşlık girişimi konusunda hepimiz uyanık olmalıyız.
İnandığımızı, bildiğimizi söylemeli, uyarı görevimizi yerine getirmeliyiz.
Zira yarın çok geç olabilir..

 
Etiketler: Tehlikeli, manevra..,
Yorumlar
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
46
41
4
4
14
22
2
Galatasaray
44
47
6
2
14
22
3
Fenerbahçe
44
44
2
8
12
22
4
Beşiktaş
41
41
3
8
11
22
5
Kayserispor
35
30
5
8
9
22
6
Sivasspor
34
30
8
4
10
22
7
Trabzonspor
33
36
5
9
8
22
8
Göztepe
33
35
6
6
9
21
9
Kasımpaşa
29
34
9
5
8
22
10
Yeni Malatyaspor
28
24
8
7
7
22
11
Bursaspor
27
31
9
6
7
22
12
Akhisarspor
27
28
9
6
7
22
13
Antalyaspor
24
26
10
6
6
22
14
Gençlerbirliği
22
26
9
7
5
21
15
Alanyaspor
21
34
13
3
6
22
16
Atiker Konyaspor
21
23
11
6
5
22
17
Osmanlıspor FK
19
31
13
4
5
22
18
Kardemir Karabükspor
12
15
16
3
3
22
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı
lara escort