Yazı Detayı
08 Nisan 2015 - Çarşamba 00:13 Bu yazı 1634 kez okundu
 
Savaşların Değişen Yüzü: Hibrit Savaşlar
Ersoy Yıldız
yildizersoy.38@gmail.com
 
 

                               Savaşların Değişen Yüzü: Hibrit Savaşlar

 

1989 senesi ile başlayalım. Orta yaş üzeri olanlar o yılları biraz hatırlar. O yıllarda daha Sovyetler Birliği dağılmamış; 11 Eylül yok; Irak ve Afganistan savaşları yok; siber kelimesi nedir bilen bile yok; terörizmden yeni yeni bahsediliyordu. Herkes, ABD ile Sovyetler arasında bir nükleer savaş çıkarsa dünyanın ne hale geleceği, hesabını yapardı. Gerçi bugün bile nükleer savaş tehlikesi ortadan kalkmış değildir. Oysa ki, 1989’da ABD’nin askeri bir yayın organında, geleceğin daha başka savaşlarından bahsediliyordu. Dördüncü Nesil Savaşlar adını verdikleri gelecekteki savaş tipi şöyle tarif ediliyordu: “Savaş ile barış dönemleri arasındaki ayırımın bulanıklaştığı, mücadelenin savaş sahaları dışına taştığı, sivil ve askerler arasındaki farkların ortadan kalktığı ve asimetrik özellikleri de içinde barındıran askeri, yarı-askeri ve bazen de sivil gayretler bütünüdür…

 

Fakat, içinde yaşadığımız 21.Asır için, bu tarif bile yetersiz kalıyor. Dördüncü nesil savaşlardan daha kapsamlı yeni bir kavramdan bahsediliyor: Hibrit Savaşlar… Hibrit savaşların, karakteristik özellikleri de sıralanıyor.

 

 Hibrit savaşların en başta gelen yönlerinden biri, çatışma tipinin dönüşüme uğramasıdır. Mesela, 2010’da dünyadaki 37 çatışmadan sadece 6 tanesinin devletler arasında gerçekleştiği; 31 tanesinin ise terörizm tipi çatışmalara girdiği kabul edilmiştir. Yani terörizm, yine hibrit savaşlarda önemli bir yere sahiptir.

 

Hibrit savaşların özelliklerinden biri de siber saldırıları barındırmasıdır.

Örneklerden ilki; 2007’de Estonya’nın başta finans merkezlerini,  parlamento ve diğer kurumlarına yapılmış saldırıdır. Yine 2008  Rusya-Gürcistan çatışması sırasında Gürcü, Rus, Güney Osetya ve Azerbaycan internet sitelerine siber saldırılar yapıldığı biliniyor. İçlerinde en çarpıcı olanı ise resmi sitede Mikhail Saakasvhili resmi yerine Adolf Hitler resminin konulmasıdır. Siber saldırıdan 2008’de  ABD Savunma Bakanlığı’nın da nasibini aldığı biliniyor. İşin espri tarafı, siber saldırıların arkasında her zaman hasım bir devletin bulunmayışıdır. 

 

Hibrit savaşların en karakteristik özelliklerinden biri de vekalet savaşlarıdır.

Yani görünürde ortada bir devlet yok ama onun adına birileri çatışıyor. Bunlar genellikle terör örgütleridir. Mesela Ortadoğu’da, ABD ve İran birbirlerini yıpratmak için çeşitli grupları desteklediğine yönelik yorumlar bulunuyor. Bir İranlı yetkilinin şu sözleri, bu durumun dolaylı ifadesi gibidir. Diyor ki; “Eğer, ABD’nin Irak, Afganistan ve İsrail ile ilgili sorunlarını çözmesini ve sonra İran’a yönelmesini İran’ın elleri bağlı bekleyeceğini düşünenler varsa hata ederler. İran asla ABD’nin Irak, Afganistan ve İsrail’de işinin bitmesine izin vermez.“

 

Hibrit savaşların diğer özelliği de, barış ve savaş dönemlerinin bulanıklaşmasıdır.

Öte yandan,  hibrit savaşlarda kazanç ve kayıplarda farklı görüş ortaya çıkıyor.  Mesela ABD’nin Irak ve Afganistan’a müdahalesinde kaybeden Irak ve Afganistan’dır. Oysa ABD’nin burada kazanıp kazanamadığına yönelik net görüş bulunmuyor.

 

Son olarak hibrit savaşlarda, psikolojik yöntemin daha yoğun kullanıldığını söyleyebiliriz. İletişim teknolojisinin devletlere yeni güç kattığı doğrudur. Fakat, bu teknolojinin devletlere hasım olanlara da fırsat verdiği ayrı bir gerçektir.  Özellikle facebook, twitter, youtobe gibi sosyal medya ağları psikolojik yıpratma amaçlı da kullanılabiliyor.

 

Gelecekte yine askeri güç, önemli bir güç olarak kalacaktır. Fakat küreselleşen dünyada hibrit savaşlar gerçeğinin de farkında olmak gerekir. Bir taraftan etkilerinden korunabilme, bir taraftan hibrit savaş stratejileri öne çıkıyor.

 
Etiketler: Savaşların, Değişen, Yüzü:, Hibrit, Savaşlar,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
02 Temmuz 2016
Başkanlık Sistemi ve Üniter Yapı
7219 Okunma.
18 Haziran 2016
Politikada Mizah
1321 Okunma.
28 Temmuz 2015
GÜNEY SINIRLARIMIZDAKİ ÇATIŞMALARIN GERİSİNDE NE VAR?
2702 Okunma.
08 Haziran 2015
Başkanlık Sistemi Tartışması Asıl Şimdi Başlamalıdır
1900 Okunma.
29 Mayıs 2015
Türkiye’de Sistem Tartışması Bitmez
1666 Okunma.
19 Mayıs 2015
Demokrasi Yönünden Sistemler Farkı
1583 Okunma.
04 Mayıs 2015
3 Mayıs Türkçülük Bayramıydı
1776 Okunma.
02 Mayıs 2015
Amerika’da Niçin Sistem Tartışması Yapılmaz?
1591 Okunma.
26 Nisan 2015
“Develeri Oynatmayın Beyler!”
1749 Okunma.
21 Nisan 2015
Ermeni Meselesi Türkiye İçin Aşil Sendromu Olmamalıdır
1666 Okunma.
15 Nisan 2015
“Osmanlı’da ve İran’da -Mezhep ve Devlet-”
1637 Okunma.
12 Nisan 2015
“Chp’nin İki Parmak Solundayız!” (1946’lı Yıllar)
1658 Okunma.
12 Nisan 2015
Milletvekili Adaylarımız Neler Düşünür?
1565 Okunma.
09 Nisan 2015
Türkiye’nin Siyasal Sistem Dönüşümleri (1923-1946 arası)
1820 Okunma.
08 Nisan 2015
TÜRKİYE’NİN SİYASAL SİSTEM DÖNÜŞÜMLERİ (1)
1727 Okunma.
04 Nisan 2015
ABD Dünyanın Kontrolünü Kaybediyor Mu?
1784 Okunma.
28 Mart 2015
Yemen Üzerinden İran’ı Tartışmak
1723 Okunma.
26 Mart 2015
Kumpaslı Mecazi Söylemler Öyle Çoğaldı ki!
1886 Okunma.
21 Mart 2015
Japonlar, Çocuklarına Hiroşima'yı ve Nagazaki'yi Niçin Gezdirir?
2244 Okunma.
19 Mart 2015
'Biz Anafartalara Bir Dar-ül Fünun (Üniversite) Gömdük'
1771 Okunma.
18 Mart 2015
“Gençlerden Ecdada Mektup”
1810 Okunma.
10 Mart 2015
Eşeğin Gölgesi Davası
3124 Okunma.
08 Mart 2015
Dünden Bugüne, Türkiye’de Kadınların Siyasal Katılımı (I)
1739 Okunma.
06 Mart 2015
SİYASAL KATILIMDA VE SİYASAL TEMSİLDE KADININ YERİ
2114 Okunma.
06 Mart 2015
MUSUL KONUSU YİNE GÜNDEME OTURACAK GİBİ
1689 Okunma.
Haber Yazılımı