Yazı Detayı
10 Aralık 2017 - Pazar 22:50 Bu yazı 777 kez okundu
 
Meslekî bıkkınlık
Tülay Hergünlü
hergunlu@ttmail.com
 
 

Meslekî bıkkınlık ya da günümüzün moda tabiriyle “Tükenmişlik Sendromu” uzun yıllar aynı mesleği yapmak zorunda kalanlarda sıkça görülebilen psikolojik bir rahatsızlıktır. Monoton bir iş yaşamı ve mesleğin getirdiği ağır sorunlar bu durumu tetikleyen hususların başında gelmektedir. Kişi mesleğini ne kadar severse sevsin yıllar geçtikçe bıkkınlık içine düşmekten kurtulamamaktadır. Özellikle bizim muhasebe ve mali müşavirlik mesleğinde bu durum sıklıkla yaşanabilmektedir.

Son yıllarda sıklıkla değişen mevzuatlar, torba yasalar ya da yeni çıkartılan kanunlar, meslektaşları, gün içindeki zamanlarının büyük bölümünde uzun ve sıkıcı mevzuatları okumak zorunda bırakmaktadır. Beyanname dönemlerinin kısa aralıklarla tekrarlanması, çeşitli beyannamelerin aynı dönemlerde çakışması, meslek mensuplarının işletmeler için muhasebe yapmak yerine vergi için muhasebe yapmak zorunda kalmalarına neden olmaktadır. Bunun sonucunda tüm meslek mensupları devlete çalışmak durumunda kaldığından, mesleğin olması gerektiği şekilde; şeffaf ve gerçeği yansıtmaktan uzak bir görünüme bürünmesi de kaçınılmaz olmaktadır. Hal böyle olunca da pek çok işletmenin tabloları aceleyle hazırlanan ve dönemi kurtarmaktan öteye geçemeyen bir raporlar yığınına dönüşmektedir. Meslek mensubunun zamanla yarışması, sağlıklı raporlamaların oluşmasına da engel olmaktadır. Başını kaşımaya vakit bulamayan meslektaş, mükelleflerine gerçek anlamda bir danışmanlık hizmeti de verememektedir. Devlet idaresinin baskısını ve meslektaşın tepesinin üzerinde âdeta “Demoklesin Kılıcı” gibi sallanan bir takım meslekî yasakları da düşünecek olursak, muhasebe ve danışmanlık mesleğinin içine düştüğü zor durum bir nebze de olsa anlaşılacaktır.

Tüm bu saydıklarımızın yanı sıra, acımasız bir rekabet içine sokulan muhasebe ve mali müşavirlik mesleğinin dürüst uygulayıcıları, piyasadaki belgeli ancak yetersiz bazı meslektaşların firma kapmak için başvurdukları meslek ahlâkına aykırı uygulamaları karşısında mükellef kaybetmekte, ekonomik açıdan sıkıntıya düşmektedir. Tahsilât uygulamalarının, meslek mensubunu koruyacak yasal bir yapıya kavuşturulamaması sonucunda yaşanan batak alacaklar da tüm bu sorunların üzerine tuz-biber ekmektedir.

Yukarıda saydıklarımız ve burada yer veremediğimiz çok sayıdaki meslekî zorluklar ile hergün yaşanan iş yoğunluğu nedeniyle kendisine ve ailesine zaman ayıramayan meslek mensubu, sonuç olarak ağır bir bunalıma girmekte ve meslekî bıkkınlık yaşaması kaçınılmaz olmaktadır. Bu durum sonucunda; aşırı yorgunluk, zihinsel sıkıntılar, isteklendirme eksikliği, hata yapma sıklığı, kötümserlik, kendine acıma, negatif düşünceler, meslekî yetersizlik sanısı, kötü alışkanlıklar edinme, çevreye karşı aşırı tepki verme, sinirlilik halleri ve benzeri olumsuzluklar yaşayabilmektedir.

Bu durumda meslek mensubu sosyal hayattan da uzaklaşmakta, kendisine hobi olarak değerlendirilen bir uğraş içine de girememektedir. Oysaki mesleğin dışında edinilecek olan ek uğraşlar, örnek; resim yapmak, müzikle ya da bir enstrüman çalmakla meşgul olmak, kitap yazmak, spor yapmak, doğa aktivitelerine katılmak, uzun seyahatlere çıkmak ve benzeri uğraşlar, meslek mensubunu, meslekî bıkkınlığa düşmekten kurtaracaktır. Psikolojik olarak

kendisini rahat hisseden meslek mensubu, bu sayede hem kendisine hem de ailesine ve çevresine zaman ayırabilecek; hazırlayacağı sağlıklı raporlarla ülke ekonomisine de doğru, gerçekçi ve şeffaf bilançolar yönünden katkı sağlayabilecektir.

Şimdi bazılarınız, “Mali tatil var ya! Meslek mensubu bu sürede dinlenebilir, tüm bu saydıklarınızı yapmak için fırsat bulabilir!” diyecektir. Ancak durum sanıldığı gibi değildir. Ben bu güne kadar beyannamelerini mali tatil bitiminde gönderen bir meslektaşa rastlamadım. Mali tatil nedeniyle firmasını kapatan, tatile çıkan ya da çalışanlarına izin veren bir firma ile de karşılaşmadım. Dolayısıyla, mali müşavirlerin mali tatili, anca kâğıt üzerinde bir tatil olmaktan öteye geçememektedir. Bu arada mali tatil süresinin 18-20 gün arasında olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

Meslekî ve idari kurumların, mesleğin ve meslek mensubunun üzerindeki ağır baskısının ve buna bağlı yasal uygulamalarının, özellikle de meslek yasasının tekrar gözden geçirilmesinde yarar vardır. En azından bu yasalar hazırlanırken, meslek uygulayıcılarının robot değil, bir insan olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir.

Değerli meslektaşlar, en iyisi bizler birileri bir şeyler yapsın diye beklemeyelim. Uzmanların “şöyle yapın, böyle yapın!” tarzındaki bilimsel (!) uyarılarına da kulak asmayalım. Meslekî bıkkınlıktan kurtulmanın yolu, rahat ve stresten uzak bir çalışma ortamı ile kendimize ve sevdiklerimize zaman yaratmaktan geçmektedir. Belki de yaşananları ve bir şekilde hayatı çok fazla ciddiye almamak da bir çözüm yolu olabilir; ne dersiniz?

Sevgiler…

Tülay Hergünlü

SMMM

www.hergunlu.com

 

 

 

 
Etiketler: Meslekî, bıkkınlık,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Haziran 2018
Bu Vebalin Hesabı Nasıl Verilecek?
3833 Okunma.
08 Haziran 2018
“Hem Tanrı’ya hem de paraya (Mamon) kulluk edemezsiniz”
577 Okunma.
19 Mayıs 2018
Osmanlı’dan günümüze ekonomik iflaslar -2-
783 Okunma.
14 Mayıs 2018
Osmanlı’dan Günümüze Ekonomik İflaslar -1-
490 Okunma.
25 Nisan 2018
23 Nisan’da çocuklarınıza NUTUK armağan edin
728 Okunma.
25 Mart 2018
Cuma’nın Hayrı
958 Okunma.
16 Şubat 2018
Enes
1100 Okunma.
10 Şubat 2018
Ne çektin be Türkiyem! -2-
516 Okunma.
07 Şubat 2018
Ne çektin be Türkiyem! -1-
445 Okunma.
07 Ocak 2018
Münir Özkul
793 Okunma.
29 Ekim 2017
Yaşasın Cumhuriyet
743 Okunma.
27 Haziran 2017
Bu Ramazan’da da Kur’ân, göklere çekildi…
940 Okunma.
12 Haziran 2017
Deniz Seki Olayının Topluma Yansıması
784 Okunma.
02 Haziran 2017
Çocuklar İçin Fotoğraflarla Nutuk
1049 Okunma.
19 Mayıs 2017
19 Mayıs 1919, Kimleri Rahatsız Ediyor
839 Okunma.
11 Nisan 2017
Bu kadar zulme bu toprağın halkı izin vermez
850 Okunma.
21 Şubat 2017
Adalet taraf tutmaz!
1225 Okunma.
30 Ocak 2017
Amerika, Rusya ve İran kıskacında Türkiye
1100 Okunma.
22 Ocak 2017
Nedir bu “Turkuaz” merakı…
1380 Okunma.
19 Aralık 2016
İslam ülkelerinde kan ve gözyaşı neden bitmiyor?
1245 Okunma.
13 Aralık 2016
Vatandaş Sorusu; Bugünlere Nasıl Geldik?
1253 Okunma.
04 Aralık 2016
Yorulduk artık…
1503 Okunma.
01 Aralık 2016
Fidel Castro
991 Okunma.
13 Temmuz 2016
Bir GAP gezisi
1808 Okunma.
30 Haziran 2016
Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ ü halk uğurladı…
1475 Okunma.
29 Mayıs 2016
Mütevazı Atatürk
1432 Okunma.
25 Mayıs 2016
Atatürk İsmi Statlarda Da Tarih Oluyor
1734 Okunma.
23 Mayıs 2016
Ve… Beklenen işaret geldi!
1734 Okunma.
Haber Yazılımı