Yazı Detayı
12 Nisan 2015 - Pazar 09:41 Bu yazı 1593 kez okundu
 
“Chp’nin İki Parmak Solundayız!” (1946’lı Yıllar)
Ersoy Yıldız
yildizersoy.38@gmail.com
 
 

 

Bu cümle Demokrat Parti kurucularından Celal Bayar’a aittir. İlk bakışta bu işte bir terslik olduğunu sanabilirsiniz. Fakat, Demokrat Partinin dört kurucularından biri olan Celal Bayar’ın söylediği doğrudur. Demokrat Parti kurulduktan sonra, gazetecilerin Demokrat Parti, Chp’nin neresinde bulunacaksorusuna “Chp’nin İki parmak solundayız” diye cevap vermiş. Acaba, sağı solu karıştırdığından mı söylemişti? Hayır, bilinçli söylemiş. Galiba anlatmak istediği daha liberal, daha tabana yayılan bir çizgi izleyeceklerinin işaretini veriyordu.

1946 yılı Türkiye’de gerçek çok partili dönemin başlangıcıdır. Bir önceki yazıda da belirttiğim gibi, Türkiye’de 23-46 arasında tek partili parlamenter sistem vardı. Bu yıllar tek partili dönemdi. Fakat, Chp içinde iktidarı elinde bulunduranlara karşı üstü kapalı muhalefetin devam edip geldiği de olmuştur. Baş aktörlerden biri, Atatürk ile sorunu olmayan; fakat İsmet İnönü ile yıldızı ezelden beri barışmayan Celal Bayar’dır. Hatta, Cumhurbaşkanı Atatürk son dönemlerinde başbakanlığı İsmet İnönü’den alıp Celal Bayar’a verdiği olmuştur. Ancak, Atatürk’ün ölümünden sonra İnönü-Bayar çekişmesi; Bayar’ın Chp’den kopuşu daha hızlanacaktır. İşte, Demokrat Parti’nin kuruluşunun izlerini burada aramak gerekir. Chp’den ayrılan Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan’dan oluşan dörtlü grup Demokrat Partiyi kuruyordu.

Oysa ki, Demokrat Parti’nin kurulması ve çok partili parlamenter sisteme geçişinin ana sebebi bu kadar zayıf değildir. Bunlardan biri “Dörtlü Takrir Meselesi” olarak bilinir. Önergeyi, Chp içinde adı geçen dört milletvekili verdiği için bu ismi almıştır. Önerge, çok partili hayata geçmeyi, serbest seçimlerin yapılmasını, üniversite özerkliği gibi istekleri içeriyordu. Bu gelişme Chp içinde sert muhalefetin su yüzüne çıktığını gösteriyordu. Önergeyi verenlerin eleştirileri hız kesmediğinden; üçü partiden ihraç edilirken; Celal Bayar, Chp’den istifa ediyordu. Bu kişiler birleşerek Demokrat Parti’yi kuruyordu.

Dörtlü Takrir, Demokrat Parti’nin kurulmasının yolunu açmıştı. Fakat, bir de görünmeyen asıl boyut vardı. Konunun uluslararası boyutu bulunuyordu. 1945’te İkinci Dünya Savaşı sonunda dünyadaki tek partili sistemler çökmüş ya da gözden düşmüştü. Dünya’da ABD liderliğinde ve Sovyetler liderliğinde ikili kutuplaşma başlamıştı.

Acaba böyle iki kutuplu bir dünyada Türkiye nerede bulunmalıydı? Türkiye, Sovyetlerin grubunda olamazdı. Çünkü Sovyetlerin Türkiye üzerinde yayılmacı emelleri değişmemişti. Sovyet lideri Stalin, Kars, Ardahan ve Boğazlardan söz ediyordu. Geriye, Türkiye’nin sırtını dayayacağı,  ABD liderliğinde Batılı devletler kalmıştı. Türkiye bu grubun içinde olmaya zaten dünden razıydı.  Ancak, demokratik sistemli Batılı devletler grubuna, Türkiye tek partili sistem ile giremezdi. Gerçi, Sovyetlere gözdağı olsun diye, ABD Missouiri zırhlısını İstanbul’a göndermişti. Bu “biz Türkiye’nin yanındayız” mesajıydı. Aynı zamanda, Türkiye’yi yanına çekmek için ABD’nin bir jestiydi. Yine de Batı’nın yanlarına almak istedikleri Türkiye, çok partili bir Türkiye olmalıydı. İsmet İnönü de Türkiye’den beklentilerin farkındadır. Bundan dolayı kendi partisine karşı Demokrat Partinin kuruluşunu olumlu karşılamıştır. Dolayısıyla, Chp’nin yanında Demokrat partinin de olduğu çok partili parlamenter sisteme geçiş biraz kolay olmuştur. Demokrat Partinin kuruluşunu biraz da bu yönden değerlendirmek gerekebilir.

-Devamı gelecek yazıda-

 

 
Etiketler: , , , , “Chp’nin, İki, Parmak, Solundayız!”, (1946’lı, Yıllar),
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
02 Temmuz 2016
Başkanlık Sistemi ve Üniter Yapı
6506 Okunma.
18 Haziran 2016
Politikada Mizah
1249 Okunma.
28 Temmuz 2015
GÜNEY SINIRLARIMIZDAKİ ÇATIŞMALARIN GERİSİNDE NE VAR?
2628 Okunma.
08 Haziran 2015
Başkanlık Sistemi Tartışması Asıl Şimdi Başlamalıdır
1837 Okunma.
29 Mayıs 2015
Türkiye’de Sistem Tartışması Bitmez
1598 Okunma.
19 Mayıs 2015
Demokrasi Yönünden Sistemler Farkı
1521 Okunma.
04 Mayıs 2015
3 Mayıs Türkçülük Bayramıydı
1710 Okunma.
02 Mayıs 2015
Amerika’da Niçin Sistem Tartışması Yapılmaz?
1530 Okunma.
26 Nisan 2015
“Develeri Oynatmayın Beyler!”
1682 Okunma.
21 Nisan 2015
Ermeni Meselesi Türkiye İçin Aşil Sendromu Olmamalıdır
1603 Okunma.
15 Nisan 2015
“Osmanlı’da ve İran’da -Mezhep ve Devlet-”
1574 Okunma.
12 Nisan 2015
Milletvekili Adaylarımız Neler Düşünür?
1505 Okunma.
09 Nisan 2015
Türkiye’nin Siyasal Sistem Dönüşümleri (1923-1946 arası)
1757 Okunma.
08 Nisan 2015
TÜRKİYE’NİN SİYASAL SİSTEM DÖNÜŞÜMLERİ (1)
1663 Okunma.
08 Nisan 2015
Savaşların Değişen Yüzü: Hibrit Savaşlar
1566 Okunma.
04 Nisan 2015
ABD Dünyanın Kontrolünü Kaybediyor Mu?
1723 Okunma.
28 Mart 2015
Yemen Üzerinden İran’ı Tartışmak
1663 Okunma.
26 Mart 2015
Kumpaslı Mecazi Söylemler Öyle Çoğaldı ki!
1814 Okunma.
21 Mart 2015
Japonlar, Çocuklarına Hiroşima'yı ve Nagazaki'yi Niçin Gezdirir?
2157 Okunma.
19 Mart 2015
'Biz Anafartalara Bir Dar-ül Fünun (Üniversite) Gömdük'
1708 Okunma.
18 Mart 2015
“Gençlerden Ecdada Mektup”
1722 Okunma.
10 Mart 2015
Eşeğin Gölgesi Davası
3006 Okunma.
08 Mart 2015
Dünden Bugüne, Türkiye’de Kadınların Siyasal Katılımı (I)
1678 Okunma.
06 Mart 2015
SİYASAL KATILIMDA VE SİYASAL TEMSİLDE KADININ YERİ
2042 Okunma.
06 Mart 2015
MUSUL KONUSU YİNE GÜNDEME OTURACAK GİBİ
1628 Okunma.
Haber Yazılımı