Yazı Detayı
11 Nisan 2017 - Salı 23:44 Bu yazı 850 kez okundu
 
Bu kadar zulme bu toprağın halkı izin vermez
Tülay Hergünlü
hergunlu@ttmail.com
 
 

16 Nisan’ da, 18 maddelik bir Anayasa oylamasına gidiyoruz.

Bu oylama öncekilerden çok farklı; Türkiye Devleti’ nin yönetim şekli oylanacak.

Yani rejim değişkinliğine gidiliyor. Her ne kadar Cumhurbaşkanı burada kelime oyunu yapıp, “sisteeem, sisteeem” diye bağırsa da- rejim1 ile sistem2 kelimesi aynı anlama geliyor- burada değiştirilmek istenen, Cumhuriyet rejimi yani parlamenter sistemdir.

Günlerdir yazılı ve görsel basında, meydanlarda, sokaklarda bir ‘Evet’, ‘Hayır’ yarışıdır sürüyor. Esasında buna yarış da denemez; çünkü Cumhurbaşkanı, AKP iktidarı ve MHP, ‘Evet’ cephesini, CHP ise ‘Hayır” cephesini temsil ediyor. Yani bu yarış teke tek değil, üçe karşı bir olarak sürdürülüyor.

‘Evet’ çiler, orantısız güç kullanıyor; 24 saat nefes aldırmadan devletin tüm kaynaklarını kullanarak girebildiği her delikten saldırıyor. Abandıkça abanıyor, tehdit ediyor, hakaret ediyor, iftiralar atıyor… İstanbul’un her yanı ‘Evet’ afişleri ve bu afişlerde yer alan Recep Tayyip Erdoğan’ın yüzüyle donatılmış. Nereye baksanız Erdoğan’ın yüzü… Metrobüsler de, metrolar da, istasyonlar da yayın yapan belediye ekranlarında hep aynı surat… Sanki ülkenin kaderi değil de Erdoğan’ın kaderi oylanıyor…

‘Hayır’cılar ise seslerini duyurmak için tâbiri caiz ise ölümüne mücadele veriyorlar. Darp ediliyorlar, silahlı tacize uğruyorlar, çadırları belediyenin zabıtaları tarafından sökülüyor, konvoyları, belediyenin araçları tarafından engelleniyor. Salonları yasaklanıp, elektriklerini kesiyorlar, Hayır’cılara karşı silahlı fotoğraflar çektirip, havaya ateş ederek, “kan gövdeyi götürür” tehditleri savuruyorlar. ‘Hayır’ faaliyetlerine yasak getiriyorlar. En küçük bir ‘Hayır’ afişine bile tahammülleri yok; anında söküyorlar… Uyguladıkları zulmün sınırı yok. Akla hayale gelebilecek her yola başvuruyorlar. Türkiye, Türkiye olalı, hiçbir seçim de böyle bir zulüm görmedi…

Ülke nefes alamaz duruma geldi.

“Evet’ çilerin kullandığı iki nokta var; Din ve Kılıçdaroğlu… (Din konusunu başka bir yazıda ele alacağım.)

‘Evet’ camiası, neden ‘evet’ diyeceklerini açıklayamıyorlar; onun yerine koro halinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ na saldırarak gündem yaratıyorlar. Hâlbuki ‘hayır’ cephesinde sadece Kılıçdaroğlu yok; başka partiler de var. Onlara tek söz söylemeyen ‘evet’çiler, “vur abalıya” misali Kılıçdaroğlu’ na vurdukça vuruyorlar.

 

‘Evet’ çiler, CHP’ yi ve Kılıçdaroğlu’ nu sürekli olarak HDP-PKK ve FETÖ ile bağlantılı gösterip, yıpratmaya; kararsız olan ve kendi tabalarından ‘hayır’ diyecek vatandaşın kafasını karıştırmaya çalışıyorlar. Çünkü bu oylamada ‘hayır’ çıkacağını biliyorlar.

Geçmişte FETÖ ile beraber yürüyen, PKK için açılım safsatasını ortaya atıp, PKK temsilcileri ile Oslo’ da, Dolmabahçe’de görüşen; Habur’da seyyar mahkemeler kurduran; 29 Ekim Cumhuriyet bayramı günü, Kobani’ ye geçmeleri için THY’den uçak tahsis eden, Türk topraklarını geçiş koridoru olarak kullandıran sanki CHP ve Kılıçdaroğlu’ymuş gibi…

Son olarak da, FETÖ darbesi için “kontrollü darbe” diyen Kılıçdaroğlu’nu darbe saatlerinde havaalanından kaçmakla ve FETÖ ile irtibata geçmekle suçluyorlar. Oysaki Kılıçdaroğlu havaalanında tek başına değildir. Uçaktan AKP ve HDP milletvekili ile birlikte inmiştir. HDP’ li vekil bu iddiaları yalanlamakta ancak AKP’ li vekil suskunluğunu koruyarak, Kılıçdaroğlu’nun haksız yere suçlanmasına göz yummaktadır.

Pişkinliğin bu kadarına da ‘Pes!’diyoruz; ‘Pes!’

Kemal Kılıçdaroğlu bu üçlüye günlerdir ekranlardan çağrı yapıyor: “Gelin istediğiniz televizyonda birlikte halkın karşısına çıkalım” diyor ama gelmiyorlar. Bunun yerine meydanlardan, ekranlardan saldırıyorlar.

Ayıptır, günahtır!..

Bu kadarı ne insanlığa ne de adalete sığar…

Bu kadar zulme bu toprağın halkı izin vermez!

16 Nisan’da bu zulüm sona erecek ve Türk milleti; ‘HAYIR!’ diyecektir.

Bu kadar abanmalarının nedeni budur!

 

Tülay Hergünlü

İstanbul, 11 Nisan 2017

 
Etiketler: Bu, kadar, zulme, bu, toprağın, halkı, izin, vermez,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Haziran 2018
Bu Vebalin Hesabı Nasıl Verilecek?
3833 Okunma.
08 Haziran 2018
“Hem Tanrı’ya hem de paraya (Mamon) kulluk edemezsiniz”
577 Okunma.
19 Mayıs 2018
Osmanlı’dan günümüze ekonomik iflaslar -2-
783 Okunma.
14 Mayıs 2018
Osmanlı’dan Günümüze Ekonomik İflaslar -1-
490 Okunma.
25 Nisan 2018
23 Nisan’da çocuklarınıza NUTUK armağan edin
728 Okunma.
25 Mart 2018
Cuma’nın Hayrı
958 Okunma.
16 Şubat 2018
Enes
1100 Okunma.
10 Şubat 2018
Ne çektin be Türkiyem! -2-
516 Okunma.
07 Şubat 2018
Ne çektin be Türkiyem! -1-
445 Okunma.
07 Ocak 2018
Münir Özkul
793 Okunma.
10 Aralık 2017
Meslekî bıkkınlık
776 Okunma.
29 Ekim 2017
Yaşasın Cumhuriyet
743 Okunma.
27 Haziran 2017
Bu Ramazan’da da Kur’ân, göklere çekildi…
940 Okunma.
12 Haziran 2017
Deniz Seki Olayının Topluma Yansıması
784 Okunma.
02 Haziran 2017
Çocuklar İçin Fotoğraflarla Nutuk
1049 Okunma.
19 Mayıs 2017
19 Mayıs 1919, Kimleri Rahatsız Ediyor
839 Okunma.
21 Şubat 2017
Adalet taraf tutmaz!
1225 Okunma.
30 Ocak 2017
Amerika, Rusya ve İran kıskacında Türkiye
1100 Okunma.
22 Ocak 2017
Nedir bu “Turkuaz” merakı…
1380 Okunma.
19 Aralık 2016
İslam ülkelerinde kan ve gözyaşı neden bitmiyor?
1245 Okunma.
13 Aralık 2016
Vatandaş Sorusu; Bugünlere Nasıl Geldik?
1253 Okunma.
04 Aralık 2016
Yorulduk artık…
1503 Okunma.
01 Aralık 2016
Fidel Castro
991 Okunma.
13 Temmuz 2016
Bir GAP gezisi
1808 Okunma.
30 Haziran 2016
Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ ü halk uğurladı…
1475 Okunma.
29 Mayıs 2016
Mütevazı Atatürk
1432 Okunma.
25 Mayıs 2016
Atatürk İsmi Statlarda Da Tarih Oluyor
1734 Okunma.
23 Mayıs 2016
Ve… Beklenen işaret geldi!
1734 Okunma.
Haber Yazılımı