Haber Detayı
28 Mayıs 2018 - Pazartesi 23:03 Bu haber 937 kez okundu
 
Avanos’ta Eski Ramazanlar
AVANOS Haberi


 

 

Mehmet KILIÇ

Eskiden Ramazanlar Avanoslular için özel günlerdi. On bir ayın sultanı Ramazan’ın gelmesi dört gözle beklenirdi. Ramazanın uhrevi havası halkın üstüne çöker, manevi iklimiyle camiler halkı kendine çekerdi. Teravih namazları kılınır, mahalle odalarında Ramazan sohbetleri yapılırdı. Hacca gidip gelenlerin anıları daha bir dikkatle dinlenirdi. Piri Üftâde, Ramazanın gelişinden duyduğu mutluluğu şu dizelerle anlatmıştı:

Âşıklar edin salâ

Oruç ayı geldi yine

Rahmet denizi cûş edip

Âlemlere doldu yine

 O zamanlar bugünkü gibi saat, cep telefonu vs. teknolojik aletler olmadığı için sahura kalkmanın en kestirme yolu ramazan davulcularıydı. Sahura illik, ramazan davulcularına da illikci denirdi. Davulcular halkı gece sahura kaldırmak görevlerini aksatmadan yaparlardı. Bir zamanlar Sayit Ağa sonraları Yurdagül Sivri davul çalarak halkı uyandırırdı. Bazen de mahallenin gençleri bu işi yapardı.

 

Yurdagül farklı bir insandı. Hiç evlenmemiş, sakin, kibar, karınca dahi ezmez bir adamdı. Zeki Müren hayranıydı. Evinin duvarları onun resimleriyle süslüydü. Onun gibi giyinirdi. Hatta halk arasında kıyafetlerini Zeki Müren’in gönderdiği de anlatılırdı. Bu sebeple de özellikle çocuklar ona dikkatle bakarlardı. Kendisi davul yanında darbuka çalar ve ramazanın manevi havasına uygun maniler söylerdi. Bu sakinliği ve kibarlığı ile ramazanın uhrevi havasına denk düştüğünden bütün mahalleler onu isterdi. Kendisi aynı zamanda çanakçıdır. Hangi toprağın hangi bölgeden çıktığını en iyi bilen son birkaç kişiden biridir. Artık yaşlandı. Bu işleri yapamıyor[1]. İllikçiler, Ramazanın sonunda davul çaldıkları mahallelerdeki evleri dolaşarak para, un, buğday, bulgur, şeker vs. toplarlardı.

 

“1930'larda Avanos'ta, Ramazan akşamlarında, Alaattin Camii’nin üzerinden geçen yolda kelle aşırma yarışı yapılırdı. Öküz kellesi ortalama 20-25 m yüksekliğinde iki direğe bağlı ipin (urganın) üzerinden aşırılırdı. Öküz kellesini aşırabilen delikanlı mahallede gücüyle övülür, saygıyla karşılanırdı. Bunların arasından Dedelerin Ahmet’le, Sülman’ı anımsıyorum. Böyle eğlenceli yarışmayı, ipten öküz kellesi aşırma geleneğini Avanos’un dışında hiç bir yerde görmedim[2].”  Kelle aşırma yarışması sadece ramazanda değil düğünlerde de yapılırdı. Burada temel kural parmaklarınızı hayvanın burnuna sokarak tutmak ve mümkün olduğunca yükseğe atmaktı. Kelle aşırma yarışını kazananın evine giden davul zurna onun şerefine davul çalar, oynanır ve düğün sahibi de çeşitli hediyeler verirdi.

 

Genellikle kahvehaneler sahura kadar açık olurdu. Erkekler kahvehanelerde sahura kadar oturur, sohbet ederler, oyunlar oynarlardı.” Ramazanda gece Katırcı Mustafa’nın kahvesinde tombala oynanırdı. Bir gecesi 50 kuruştan. 30-40 defa çekiliş yapılırdı sahura kadar. 2 çinko,  1 tombala mükâfatı vardı her çekilişin. Bir numarayı bekleyen iştirakçi, ama çinko ama tombala için olsun okuyana kahve vaat ederdi. Bunlardan çok para kazanırdı okuyucu.  Sahur davulu çalana kadar devam ederdi bu[3]. “

 

Kadınlar da ramazanın uhrevi havasına uyarlardı. Özellikle Çukur Cami’de ve Yeşilbaş Camii’nde kadınlar Kuran okumaya ve dini sohbetlere giderlerdi. Akşamları kendilerine ayrılan bölmede teravih namazını kılarlardı. “Teravih kılanın tahtı yüce olur / Kılmayan kulların hali nice olur” denilerek çocuklar da namaz kılmaya teşvik edilirdi.

 

Yakın akrabalar ya da nişanlı gençlerin aileleri Ramazanda birbirlerini iftara çağırırlardı. İftarda genellikle çorba, bulgur pilavı, tavuk eti ve pelverden yapılmış şerbet sunulurdu. Pelver yoksa kayısı, erik, üzüm hoşafı yapılırdı. Üstelik olarak da genellikle mevsimine göre üzüm, karpuz gibi meyveler ve mutlaka el yapımı baklava ya da sütlaç ikram edilirdi. Sahurda bulgur pilavı veya erişte yemeyen, üstüne hoşaf içmeyen Avanos’lu doydum diye sofradan kalkmazdı. Kış mevsiminde tandırda pekmezle pişirilmiş ayva tatlısı mutlaka misafirlere ikram edilirdi. Çukur Cami’nin İmamı Genç Osman İnce’nin ( Gençağa Hoca) baklavanın ortasını yemek için tepsiyi nasıl çevirdiği ve belli etmeden önüne çektiği bugün gülerek anlatılır.

 

Kuran kurslarında okuyan hafızlık öğrencileri ramazan ayında köylere giderlerdi. O zamanlar şimdiki gibi her köyde imam olmadığı için bu öğrenciler ramazan boyunca köy halkının namazlarını kıldırır, onları vaazlarıyla irşad ederdi. Özellikle teravih namazını kaçırmak istemeyen köylüler cer imamı denen bu mevsimlik imamları dört gözle beklerdi. Ramazan sonunda da cer denilen bir yardım toplanır ve toplanan bu yardımlarla kursun bir yıllık yemek ihtiyacı karşılanırdı.

 

Ramazanda hayır yapmak isteyen çanak ustaları da genellikle cami ve mescitlerin girişinde bulunan su küplerinden kırılan, çatlayan vs. varsa bunların yenisini yapar, hayırına değiştirirdi. Küplerin yanına muhakkak su bardağı yada maşrapa da konulurdu. Yine cami içinde abdest almak için kullanılan ve abdest bardağı denilen ibiği dar göbekli küçük testilerden ustalar yapar ve camiye bırakırdı. Bu testilerin aynılarından helalara da konur, taharet için kullanılırdı. Ancak içeride kullanılan testi ile hela testisi kesinlikle birbirine karıştırılmazdı. Özellikle yaz aylarına denk geliyorsa hayvanların, kuşların su içmesi için kırık çanak gövdelerine su konularak verilirdi. Bazı ustalar “yazık ağzı, dili yok. Allah ahirette hesap sorar” diyerek hayvanlar için çamurdan su kapları yapardı. Çocuklar için bu kaplara boşaldıkça su doldurmak zevkli bir görevdi. Yine mahalle çeşmelerinin su küngleri çanakçılar tarafından bedava hayır için verilirdi. Mahalleli de kırılan, tıkanan bu boruları imeceyle tamir ederdi.

 

Onbir ayın sultanı Ramazan ise, 364 gecenin sultanı da Kadir Gecesi! Kadir gecelerinin Avanoslular için özel bir anlamı vardı. Bu gecede bol bol dua edilirdi. Kadınlar o gece mutlaka tatlı yapardı. Genellikle kadayıf tatlısı yapılırdı ve komşulara, yoksullara ikram edilirdi. Ayrıca illikçi denilen davulcunun yanında taşıdığı çanağa bir, iki dilim konurdu.  Çocuklar o akşam ellerinde torbalarla kapı kapı gezer “goyun ho, biz geldik duyun ho” şeklinde başlayan tekerlemeyi söyleyerek şeker, kuru yemiş vs. toplar sonra oturur, birlikte yerlerdi.

 

Bayram öncesi berbere, terziye de büyük iş düşerdi. Bayram traşı için erkekler sıraya girermiş. Berberler traş işinin yanında diş çeker, sülükle hacamat yaparmış. Avanoslu berber İbalak Ahmet ağrıyanların dişini kerpetenle çekermiş. Berberler eskiden eşeğine biner, köylere de gider traş yaparmış. Harman vakti işler aksamasın diye harman yerlerini dolaşırlarmış. Berber Halil’in babası 18 yaşında tabancayla kendi bacağını vurmuş. Sağlık memuru Yaşar tedavi etmek isterken kangren olmuş, geç kalındığı için Kayseri’de tek bacağını kesmişler. Uzun yıllar tek bacakla 500 koyun, sonra sığır gütmüş. Avanoslu namlı kabadayı Sarı Mustafa ağasıymış, bu sebeple herkes çekinirmiş ondan. Topal Halov Mustafa derlermiş adına. Patates yerken ağzı yanınca “hov hov” dediği için adı ordan kalmış. Ömrü yoklukla mücadeleyle geçmiş. Balıklâ’da eşekten düşmüş birkaç gün sonra da ölmüş[4].

 

Terziler o zaman konfeksiyon işi olmadığı için çok revaçtaymış. Bayrama yeni elbise giymek isteyenlerin gidecekleri tek yer terzilermiş. Avanos’ta eskiden ayakkabı yapan saraç ve elbise diken terzi sayısı bir hayli fazlaymış.

 

Kadınlar evde dikiş ve tamirat işiyle de uğraşmak zorundaydı. Herkeste para olmadığı için anneler çocuklarına evde birşeyler dikerlermiş. Daha önce çocuğu ölen kadınlar arife günü iğneyi eline almazmış. Sebebi iğnenin ölen çocuğun topuğuna batacağı ve rahatsız edeceği korkusuymuş[5].

 

Ramazandan sonra bayramın gelmesi dört gözle beklenirdi. Kadınlar daha bir hafta önceden bayram hazırlığına başlardı. Çamaşırlar yıkanır, evin temizliği yapılırdı. Özellikle çocuklar arife suyuyla mutlaka yıkanırdı. Bir taraftan da bayramda ikram edilecek yemek ve tatlıların telaşı başlardı. Arife akşamı kadınlar ve çocukların sadece ellerine, yaşlı kadınların el, ayak ve saçlarına kına yakılırdı. Akşamdan yakılan kınanın iyi tutması için çocuklar erkenden uyurlardı. Bayramda kapı kapı dolaşırken şeker, üzüm, meyve kurusu toplamak için naylon torba bulma telaşı olurdu. Şimdiki gibi naylon bol olmadığı için önceden bulmak gerekiyordu. Çocukların tercihi büyüklerin öncelikle para, şeker vermeleriydi. Meyve kurusu, üzüm vs. en son tercihlerdi. Her aile çocuklarına mutlaka yeni bir kıyafet ya da ayakkabı almak isterdi.

 

Arife günü ikindi namazından sonra topluca mezarlığa gidilirdi. Önce imam topluca Kur’an okur ve dua eder, sonra herkes yakınlarının mezarı başına ayrı ayrı giderek dua ederdi. Mezara gidemeyenler evlerinden ölmüşlerinin ruhu için başta Yâsin Sûresi olmak üzere Kur’an-ı Kerim’den sureler okur, dualarını da eksik etmezlerdi.

 

Ramazan’ın uğurlanışı müslümanlarda buruk bir üzüntüye sebep olurdu. Niyazi Mısri, Ramazanı uğurlarken htiklerini şöyle ifade ediyor:

Yine firkat nârına yandı cihân

Hasretâ gitti mübârek ramazân

Nûruyla bulmuştu âlem yeni cân

Firkatâ gitti mübârek ramazân

 

Yazımızı Faruk Nafiz’in şu şiiri ile bitirelim:

Alnımız secdede bulsun bizi her lahza ezan

Ve hazin ömrümüzün her günü olsun Ramazan

Zikrimiz Arş'ı geçip fecre kadar yükselsin

Mâveralardan ümîd ettiğimiz ses gelsin.

Milletimizin birliği ve dirliği için nice Hayırlı Ramazanlara…

 

[1] Filiz Kılıç, Mehmet Kılıç, Avanos’a Dair Yazılar 2, Ankara, 2017, s.19-20.

[2] Abdullah Rıza Ergüven, Yarınları Beklerken, İstanbul 1989, s. 38.

[3] Abdullah Demir, Al Gülün Dikeni, Ankara 1994, s. 50.

[4] Nakleden: Halil Kenanoğlu. Bize bu bilgileri veren Berber Halil rahatsızlığı sebebiyle mesleği bıraktı. Allah şifalar versin.

[5] Nakleden: Afife Hançerlioğlu

 

 

Kaynak: (A.G.) - www.avanosgazetesi.com Editör: Avanos Gazetesi
 
Etiketler: Avanos’ta, Eski, Ramazanlar,
Haber Videosu
Yorumlar
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
2
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
3
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
4
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
5
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
6
Göztepe
49
0
11
10
13
34
7
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
8
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
9
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
10
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
11
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
12
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
13
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
14
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
15
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
16
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
17
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
18
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı